Ekleyen : admin Okunma : 711
Ekl.: 30-12-2013 Gün.: 30-12-2013

Bu Yazıda Neler Var

  • Musammat Örnekleri
  • İlgili Yazılar

    01 | Kaside
    02 | Nazım
    03 | Gazel
    04 | Nesir
    05 | Musammat
    06 | Semai
    07 | Divan Şiiri Geleneği
    08 | Tuyuğ
    09 | Ninni
    10 | Şathiye
    11 | Devriye
    12 | Koşma
    13 | Nazım Şekli
    14 | Nazım Şekilleri
    15 | Murabba
    16 | Muhammes
    17 | Terci-i Bent
    18 | Müstezat
    19 | Fahriye
    20 | Rubai
    21 | Mensur
    22 | Terkib-i Bent
    23 | Müseddes
    24 | Serbest Müstezat
    25 | Dariye

    Sponsorlu Bağlantılar

    Musammat ayrı bir nazım biçimi olmamakla birlikte gazel ve bazı kasidelere uygulanan bir divan edebiyatı tekniğidir. Sözlük anlamı; inciyi ipe dizmek demektir. Bendlerden kurulu nazım biçimlerine (murabba, muhammes, müseddes, müsebba, müsemmem, mütessa, muaşşer, terbi, tahmis, taşdir, tesdis, tesbi, tesmin, tes-i, taşir, terkib-i bend ve terci-i bend) verilen genel addır. İlk bende geçen dize ya da beyitlerin, öbür bendlerin sonunda aynen yinelenmesiyle düzenlenen musammatlara mütekerrir musammat denir. İlk benddeki dize ya da beyitlerin, öbür öbür bendlerin sonundaki dize ve beyitlerle yalnızca uyak bakımından uyuşması durumunda musammat, müzdevic musammat adını alır.
     
    Musammat ifadesi iki farklı anlamda kullanılır :

    A. Her beyti dört parçaya ayrılan, son parçaları aynı kafiyeyi izleyen, ondan önceki parçaları kendi arasında kafiyeli bulunan manzumedir.
     
    Dolsun yine peymâneler / olsun tehî humhâneler
    Raks eylesin mestâneler / mutribler gittikçe negam
    Nef’î

    B. Musammatlar dört ya da daha fazla mısralı bentlerden oluşan şiirlerdir. murabba, muhammes, müseddes gibi türleri vardır.

    Divan edebiyatında bentlerden oluşan nazım şekilleri arasında tahmis (beşleme), tesdis (altılama), müsebba (yedileme) müsemmen (sekizleme), muaşşer (onlama) vb.

    Musammat Örnekleri

    TAHMÎS
    (Tahmîs-i Nâilî Çelebi gazel-i Bahâyî)

    Hirâs-ı fitne saldun dehre ey bî-dâd n’eylersün
    Kopardun yer yer âşûb-ı kıyâmet-zâd n’eylürsün
    Perîşânlıklar etdün nev-be-nev icâd n’eylersün
    Dağıtdun hâb-ı nâz-ı yârı ey feryâd n’eylersün
    Edüb fitneyle dünyâyı harâb-âbâd n’eylersün
     
    Vücûdun eylemiş hikmet-şinâs-ı âlem-i bâlâ
    Aristâlis-i asr u nakd-ı vakt-ı Bû Alî Sînâ
    Benânun hall-i râz-ı müşkilât-ı nabz edüb hakkaa
    Edersün gerçi her derde tabîbim bir devâ ammâ
    Cünûn-ı ehl-i ışk olunca mâder-zâd n’eylersün
     
    Nihândır bû-yı fitne târ-ı anber-fâm-ı zülfünde
    Nice subh-ı kıyâmet muhtfîdir şâm-ı zülfünde
    Dimağ-âşüftedir cân ârzû-yı kâm-ı zülfünde
    Dil-i mecrûhuma rahm eyle kalsun dâm-ı zülfünde
    Şikeste-bâl olan murgı edüp âzâd n’eylersün
     
    Zemîn nat-ı siyâset-gâh-ı dil seyf-i kazâ mübrem
    Zebân hâmûş-ı hayret sîne sûzân dîdeler pür-nem
    Hevâ-yı ışk şûr-efgen mahabbet gaalib ü muhkem
    Şehîd-i tîg-ı ışk-ı yârdır ser-cümle-i âlem
    Urub şemşîre dest ey gamze-i cellâd n’eylersün
     
    Bulub pervâza ruhsat rûzgâra işveler satdun
    Perîşân etmeğe cem’iyyet-i uşşâkı can atdun
    Ne âl etdünse etdün murg-ı cânı dâma uğratdun
    Varub gîsû-yı zülf-i yârı biri birine katdun
    Yine bir fitne tahrîk eyledün ey bâd n’eylersün
     
    Ne sûret kim çekersün can bağışlarsun Mesîh-âsâ
    Olur hayrân-ı kârun mû-şikâfân-ı yed-i beyzâ
    Bu san’atde ne Erjeng ü ne Mânîdür sana hemtâ
    Güzel tasvîr edersün hatt u hâl-i dil-beri ammâ
    Füsûn u fitneye geldükçe ey Bihzâd n’eylersün
     
    Olursun Nâilî-veş gördüğün mahbûba efgende
    Meta’-ı sabrunı tâlân eder her tıfl-ı nâz-ende
    Mahabbet gam-fezâ esbâb-ı cem’iyyet perâkende
    Bahâyî-veş değülsün kaabil-i feyz-i safâ sen de
    Tekellüf ber-taraf ey hâtır-ı nâ-şâd n’eylersün
    (Vezin: Mefâilün mefâilün mefâilün mefâilün)
    Nâilî



    
    ..:: Online Uyeler ::..
    
    Bi soru sor